Değerli okurlarım, bugün 12 Eylül darbesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Bu uzun ve karmaşık süreçte ne yazık ki ülkemiz, halkımız ve demokrasimiz oldukça zorlu sınavlardan geçti. 46 yıl önce yaşanan siyasi krizler, toplumsal kutuplaşmalar ve baskılar, günümüzde bile etkilerini sürdürmekte ve ülkemizi derinden şekillendirmektedir. Bu süreçte yaşananlar, sadece bir askeri darbe değil, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin hayatlarını ve geleceklerini köklü biçimde değiştiren büyük bir kırılma noktasıdır.
O günlerde yaşananlar, halkımızın iradesi göz ardı edilerek yapılan müdahalelerin ne kadar yıkıcı olabileceğinin acı bir örneğidir. 12 Eylül sonrasında, özgürlüklerin, insan haklarının ve demokratik gelişmenin önü büyük ölçüde kesildi; ifade özgürlüğü ve siyaset alanında ciddi kısıtlamalar getirildi. Bu süreç, sadece yasal veya politik bir değişiklik değil, aynı zamanda toplumun ruh sağlığı ve birlik bütünlüğü açısından da ağır etkiler yarattı.
Bugün, yarım asır sonra, geçmişin acılarını ve hatıralarını unutmadan, daha aydınlık ve özgür bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz. Eski günleri ve hataları hatırlayarak, demokrasinin kıymetini anlamalı ve daha güçlü bir toplum olmaya yönelmeli, her türlü şiddet ve baskıya karşı durmalıyız. Bu topraklarda yaşayan herkesin ortak amacı, barış, özgürlük ve adalet içinde bir yaşam sürdürebilmek olmalıdır. Unutmayalım ki geçmişi bilmek ve hatalarımızdan ders çıkarmak, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek için en temel adımlardan biridir.
