Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de cezaevinde tutulan iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala’nın ikinci bireysel başvurusu üzerine önemli bir karar açıkladı. Mahkeme, Kavala’nın tutukluluğu ve yargılanma sürecinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirterek, en kısa zamanda serbest bırakılmasını talep etti. Bu karar, Kavala’nın 2019 yılındaki ilk başvurusuna ilişkin alınan karardan sonra gelen ikinci değerlendirmedir ve mahkeme, tutukluluğun hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu vurgulamaktadır.
AİHM Büyük Dairesi’nin 17 yargıçtan oluşan heyeti, Kavala’nın tutukluluk hali, yargılanma sürecinde yaşanan usulsüzlükler ve hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin çeşitli maddelerini ihlal ettiğine karar verdi. Mahkeme, Osman Kavala’nın yargılamasının adil prosedürlere uygun olmadığını ve tutukluluğun politik saiklerle gerçekleştirildiği kanaatine varmış durumda. Ayrıca, mahkeme, Osman Kavala’ya yönelik alınan karar ve tutukluluğun hukuki geçerliliğinin ortadan kalkması gerektiğini belirterek, en kısa sürede serbest bırakılması yönünde hüküm verdi.
Kararın sonucunda, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ek olarak mahkeme, kendisine 70 bin euro manevi tazminata da hükmetti. Bu karar, Avrupa Konseyi ve ilgili kurumlar tarafından yakından takip edilirken, kararın uygulanmaması halinde Ankara ve Avrupa Konseyi arasında yeni bir kriz potansiyeli ortaya çıktı. AİHM’nin kararları, taraf devletler açısından bağlayıcı olup, bu kararların uygulanmaması, hukuki sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, kararın ardından Ankara’nın yaptığı itirazlar kabul edilmedi ve böylece karar kesinlik kazandı. Kavala’nın tutukluluğu, 2017 yılından beri devam ederken, yargılamasının adil olup olmadığı konusunda uluslararası toplumda ciddi endişeler ortaya çıkmakta. Kavala’nın durumu, sadece Türk hukuk sistemiyle değil, aynı zamanda uluslararası hukuk ilkeleriyle de doğrudan ilişkili bir mesele olarak gündemde kalmaya devam ediyor.
