Diyarbakır’da trajik bir şekilde hayatını kaybeden Narin Güran’ın babası, kızının mezarı başında yaptığı duygu dolu açıklamanın ardından uzun bir yürüyüş başlatmaya karar verdi. Bu yürüyüşle, adalet arayışını ve kızına olan özlem ve bağlılığını en güçlü şekilde dile getirmeyi amaçlıyor. Yürüyüş süresinin yaklaşık iki ay kadar sürebileceği tahmin ediliyor ve bu süreçte çeşitli şehirleri geçerek Ankara’ya ulaşmayı hedefliyor.
Arif Güran, yaklaşık 19 gün önce kaybolan ve dere yatağında çuval içerisinde, yaklaşık 75 kilogramlık taşlarla örtülü halde bulunan kızının hikayesini anlatırken, adaletin sağlanması için haykırışını sürdürüyor. Narin’in cesedi, 8 Eylül 2024 tarihinde tespit edilerek ailesinin acı kaybına sebep olmuştu. Bu trajik olay, sadece ailenin değil toplumun da vicdanını sarsa da, Arif Güran bu yürüyüşüyla sesini yüksek sesle duyurmaya kararlı görünüyor.
Yolda durmaksızın kendi hakikatini ve kızının adaletini haykıran baba, kızının mezarı başında yaptığı açıklamada, “Benim bu yola çıkmamın tek nedeni kızımın hakkıdır, kızımın hakikatidir.” diyerek, insani ve hukuki adalet talebini dile getirdi. Ayrıca, bu mücadelede yalnız olmadığını belirten Güran, “Narin’in hakikatini savunan binlerce insan var. Eğer ben bugün bu yola çıkıyorsam, sizler de destek olacaksınız,” ifadeleriyle çağrıda bulundu.
Güran, slogan olarak “Narin için adalet” ifadesini kullanırken, yürüyüşün yaklaşık iki ay süreceğini ve şartlar elverirse Cumhurbaşkanı’ndan destek isteyebileceğini belirtti. Bu anlamlı yürüyüş, sadece bir adalet mücadelesi değil, aynı zamanda toplumun vicdanını harekete geçiren güçlü bir sese dönüşüyor. Aile avukatlarının açıklamalarına göre, bu yürüyüş, sadece kişisel bir baskı değil, aynı zamanda devletin ve adalet kurumlarının sorumluluğunu da vurgulayan önemli bir farkındalık hareketi olarak görülüyor.
Yürüyüşe başlamadan önce yakınlarıyla vedalaşan Arif Güran, Türk bayrağı ve kızının fotoğrafını taşıyan tişörtüyle ve sırt çantasıyla yola koyuldu. Bu hareketi, hem kızına duyduğu aşkın hem de adalet arayışının simgesi haline geldi. Bu uzun ve zorlu yolculuğun, toplumda adalet bilincinin güçlenmesine katkıda bulunması ve sorumluların hesap vermesini sağlaması umut ediliyor.
